DENEY İSTASYONLARI


Deney İstasyonu, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimlerin soyut olarak bilinen kanunlarının, kuramlarının birbirinden farklı düzenekler ve sistemler ile anlatıldığı cihazlara verilen isimdir. Bilim merkezimizde bulunan ve hepsi birbirinden farklı deney istasyonlarını rehberlerimiz eşliğinde geziyor ve bir anlamda “Bilime Dokunma” fırsatı elde ediyorsunuz. Bazı deney istasyonlarımız;

1)3D Topografya Kum Havuzu: Etrafımıza baktığımız zaman, bazı yerlerin alçak, bazı yerlerin daha yüksek olduğunu hiç fark ettiniz mi? Peki, haritalarda bunları nasıl belirtiyoruz? Topografya haritaları, yeryüzünün tamamının veya bir kısmının şekilsel yapısının belli bir ölçek içinde eş yükselti eğrileri ile yatay düzlem üzerinde gösterilmesiyle elde edilen haritalardır. Renk yardımıyla yükseltiler gösterilebiliyor.

2)Van De Graaff Jeneratörü: Amerikan Fizikçi Robert J. Van de Graaff tarafından 1931’de ilk parçacık hızlandırıcılara yüksek gerilim sağlaması amacıyla icat edilmiştir. Van de Graaff jenaratörü statik elektrik üretmektedir. Van de Graaff jeneratörü iletken metal küre, akrilik boru, tel fırçalar, makara ve dönen yalıtkan bir banttan oluşmaktadır. Cihaz çalıştırıldığında, içerisindeki yalıtkan bant dönmeye başlar ve bu sırada dönen lastik banda tel fırçanın sürtünmesiyle elektrik yüklenmesi meydana gelir. Temas ile oluşan bu elektriklenme lastik bant yardımıyla yukarı taşınır. Üst makaradaki banda sürtünen tel fırça yardımı ile metal küredeki elektronlar taşınır ve metal kürede pozitif yük fazlalığı oluşur. Metal kürenin pozitif yükle yüklenmesi sonucunda kürede düşük akım, yüksek gerilim meydana gelir.

Van de Graaff jeneratörüne dokunduğunuzda siz de jeneratörle aynı cins yüklenirsiniz. Aynı cins yükler birbirini iterler. Saç telleriniz aynı cins yükler ile yüklendiği için saç telleri birbirini itmeye başlar. Bunun sonucunda saç telleri havalanır ve kabarır.

3)Vortex Denge Tüneli: Denge tünelinde yürüdüğümüz zemin sabit olmasına rağmen tünelin duvarı hareket etmektedir. Duvarlarda bulunan fosforlu şekiller ile duvarın dönmesi dengemizin bozulmasına neden olmaktadır. Peki hiç düşündünüz mü nasıl dengemizi sağlıyoruz? Vücudumuzun dengesi beyincik ile sağlanmaktadır. Beyincik; göz, kulak, boyun ve omurilikten aldığı simetrik sinyalleri değerlendirerek dengede durmamızı sağlar.

Denge tünelinde, duvarların hareket etmesinden kaynaklı beyincik simetrik sinyaller alamaz ve dengemizi sağlayamayız. Denge tüneli geçici olarak vertigo etkisi yaratmaktadır.

4)Plazma Küreleri: Plazma maddenin dördüncü halidir. Güneş dev bir plazma küresidir. Plazma çekirdek etrafında dolanan elektronların çeşitli yöntemler ile kopmasıyla ortamda elektrik yüklü iyonların bulunması ile oluşur.

Düzenekte düşük basınçlı ortamda gaz bulunmaktadır. Sistemde yer alan topuz ile   elektrik alan oluşturulur ortamdaki gaz böylece iyonlaşır. Ortamda bulunan koparılmış elektronlar ile gazın atomları etkileşime girer ve ışımalar yapar. Elimiz ile küreye dokunduğumuzda elimiz ile topuz arasındaki elektrik alanın değerini değiştirmiş oluruz. Böylece ortamdaki elektronlar ve gazın atomları etkileşerek ışımalar yapar. Bu sayede yapılan ışımaların hareketleri gözlemlenir.

5)Periyodik Tablo: Elementlerin özelliklerine göre sınıflandırıldığı tablonun adındaki “periyodik” ifadesi elementlerin belli aralıklarla yani periyodik olarak benzer özellikler göstermesinden kaynaklanıyor. Bu olgu “periyodik yasa” ve “periyodik sistem” olarak da isimlendiriliyor. Mendeleyev’in periyodik tabloda bıraktığı boşluklarla ilgili yaptığı tahmin bilim insanlarına yeni elementler keşfetme konusunda ilham verdi. Bilinen 63 elementten oluşan periyodik tablonun ilk halinden sonra birçok element keşfedildi. Bugün periyodik tablo 118 elementten oluşuyor ve bilim insanları kararlı ve süper ağır yeni elementler keşfetmeye yönelik araştırmalarına devam ediyor.

         Çocuklar   interaktif periyodik tabloda elementleri bir araya getirerek kendileri maddenin oluşum şeklini; element, molekül ve bileşik kavramlarını uygulamalı olarak keşfedecekler.